Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı´ndan Kamuoyuna Açıklama
Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı´ndan Kamuoyuna Açıklama

Son günlerde İslam dini ve medeniyetinin ülkemizdeki bazı siyasi çevreler tarafından ‘‘Ortaçağ’’ ve ‘‘Ortaçağ karanlığı’’ gibi ifadelerle bağdaştırılmaya çalışıldığına büyük bir üzüntüyle şahit olmaktayız. Halbuki ‘‘Ortaçağ’’, İslam tarihinin gerçekliği ile hiçbir ilgisi olmayan, ancak Avrupa ve Batı tarihi için geçerli bir ifadedir. Bunun sebebi, Antikçağ ile modern dönem arasında medeniyet ve bilimlerin gelişimi bakımından Avrupa’da yaklaşık 1000 yıla yayılan çok uzun bir kopukluğun yaşanmış olmasıdır. 

 
Avrupa’da Ortaçağ karanlığının yaşandığı sırada İslam medeniyeti, İslam bilimler tarihçisi ve vakfımızın kurucusu Prof. Dr. Fuat Sezgin’in bütün ömrüne yayılan çalışmalarının da gösterdiği gibi, medeniyet ve bilimlerin her yönden rağbet gördüğü, siyasi yönetimler tarafından desteklendiği ve Antikçağ’dan çok daha ileri seviyelere taşınarak geleceğe aktarıldığı bir döneme tanıklık etmiştir. Bu dönemler içerisinde bilimsel kurumlar kurmuş, çok sayıda bilim insanı yetiştirmiş ve dönemin teknolojik eserlerini üretmişizdir. 
 
Prof. Dr. Fuat Sezgin’in çalışmaları, günümüz Batı medeniyetinin İslam dünyasındaki bu gelişmelere yönelik muazzam boyutlardaki borcunu da her yönüyle ortaya koymaktadır. Bu nedenle, İslam dünyasının yaklaşık 800-1600 yılları arasına yayılan 800 yıllık yaratıcı dönemini ‘‘Ortaçağ’’ olarak nitelendirmek büyük bir hezeyandır.
 
“İslam kültürünün harikulade düşüncelerinin meyvelerinden nasibimizi almak istiyorsak, kendimizi Doğu´ya kavuşturalım” diyen Goethe ve “İslam, eğer ta başlangıçtan itibaren bilimin rolünü dinle bağlantılı ve bütün bir insan hayatının itici gücü olarak ön plana çıkartmamış olsaydı, elbette İslam coğrafyasında bilimin böyle yükselişi düşünülemezdi.” cümlesi ile doğubilimci  Franz Rosenthal, “İslam’ın altın çağını” ifade eden Batılı düşünürlere iki örnektir.
 
Prof. Dr. Fuat Sezgin ve George Sarton gibi büyük bilim tarihçileri tarafından ortaya konan bütün bu gerçeklere rağmen, İslam medeniyetini ‘‘Ortaçağ’’ ile bir tutmaya kalkışmak, ancak kendine güvensiz ve Batı karşısında aşağılık kompleksi içinde olan bir psikolojiyle açıklanabilir. Prof. Dr. Fuat Sezgin’in ‘‘İslam medeniyetinin büyüklüğünü kendi insanımıza anlatmak Batılılara anlatmaktan daha zordur.’’ sözünün ne kadar doğru olduğunu bu acı vesileyle maalesef bir kez daha görmekteyiz. 
 
Bu nedenle, Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı olarak, İslam dini, medeniyeti ve bilimleri üzerinde oluşturulmaya çalışılan bu çirkin algıyı en güçlü biçimde reddediyoruz. 
 
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.